Tonya ilçesine bağlı Yenimahalle’nin Velialtı semtinde Cumartesi gece geç saatlerde çıkan yangında bir kişi yanarak öldü, üç kişi de yaralandı.

Uğur Kurt’a ait evde çıkan yangında, eşi Canan Kurt yanarak öldü, kızları Hazal Su ile Ecrin Ada ve Uğur Kurt yaralandı. Yaralılardan Hazal Su, KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

Hastanede tedavisi yapıldıktan sonra taburcu olan Uğur Kurt’la, olayla ilgili konuştuk. Kurt, olay gecesini şöyle anlattı:

Eşim “İmdat!” diye bağırıyordu…

“Misafirlikteydim Eve geldiğimde saat 11.00’di. Eşimle birlikte çayımızı içtik. Geç yattık. Yatarken, evin öteki bölümünde bir ataş gördüm. Eşime seslenerek, ‘Biz daha yeni geldik bu tarafa, bu ateş nedir?’ diye sordum. Odanın kapısını bir açtım. Her taraf alev!... Tavan zaten plastik, yere akmaya başladı. Kapıyı açtığım zaman her taraf ateşti.  Kapı kilitliydi. İlk önce gittim, kapıyı açtım. Çocuğumun birini çıkardım. İkinci kez içeriye daldım. Ev yanıyor olduğu halde içeriye daldım. Eşimi düşündüm. Giremedim, tavan üstüme çöktü. Geri çıkmak zorunda kaldım. Camda olduklarını biliyordum. Eşim camdan ‘İmdat!’ diye bağırıyordu. Camdan ne yaptım, ne ettim alamadım. Camı kırdı, parmaklığı bir türlü kıramadım. Ayaklarım zaten parçalandı. Üstüme ziftler döküldü. Ateşin içine girdim, çocuğu en sonunda kurtardım. İnşallah iyi olacak…”

İtfaiye çok geç geldi…

Uğur kurt açıklamasını şöyle sürdürdü:

“İtfaiye de çok geç geldi. Hatta belki de su yoktu. Kafalarında ne baret, ne bişey hiçbir şey yoktu. Kimse doğru dürüst ilgilenmedi. Memnun değilim. Belki erken gelseler, bizim olduğumuz odaya yangın ilerlemedi. Yani onu oradan alabilirdik.”

Devlet olarak yanlarındayız…

Tonya Kaymakamı Vekili Mesut Yakuta, Tonya Belediye Başkanı Osman Beşel ve daire amirleri, Uğur Kurt’u hastaneden taburcu olduktan sonra evinde ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulundular. Kaymakam Vekili Yakuta, Tonyahaber’e yaptığı açıklamada şöyle konuştu:

“İki gün önce Yenimahalle’de meydana gelen yangın olayında bir vatandaşımızı kaybettik. Çocuklarından birisi de yoğun bakımda yatıyor. Çok acı bir olaydı. Gönül ister ki bu tür olaylar hiç olmasın. Devlet olarak bu acı olayın yaralarını sarmak için elimizden gelen her türlü desteği sağlayacağız. Hem taziye hem de geçmiş olsun için ziyaret ediyoruz.”

Mal yerine gelir, ama can gelmez…

Tonya Belediye Başkanı Osman Beşel de şöyle konuştu:

“Olay malum. Çok üzgünüz. Giden mal yerine gelir, ama can gelmez. Devletimiz, kaymakamlığımız ve belediyemiz mağdurların yanında olacaktır. Spontane gelişen bir olay. Yangın hadisesi sırasında saat 02.00 civarında ben de olay yerine geldim. Yangın belli bir aşamaya geldikten sonra etraf duyabildi. Baştan duyulabilseydi, belki bu netice olmazdı. Belli ki belli bir aşamaya geldi. Hadise epeyce olgunlaştı, sonra vatandaşlar akabinde itfaiye olay yerine duhul edebildi. Üzüntümüz sonsuz. Celyan kızımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Bütün sevenlerine başsağlığı diliyorum.”

Gençliğine doymadan gitti…

Olay yerinde görüştüğümüz Uğur Kurt’un annesi Nebahat Kurt ise acılarını dile getirdi.

Nebahat Kurt şöyle dedi:

“Saat 10’a kadar oturduk. Ondan sonra annesi dedim televizyonun fişini çek de yatalım. Gittik yattık uykumun arasında,  ‘Oyyy annecuğum, yandım, kurtar beni!’ diye bir ses geldi bana. Hemen oradan ben sıçradım, yola çıktım ki simsiyah duman göklere çıkıyor ev kıpkırmızı ateşin içinde. Hemen koptum yataktan, oğlumu kaldırdım. Koşa koşa oraya gittik. Ateşe yaklaşıyoruz, can tatlı yanıyoruz, kaçıyoruz bu tarafa. Ondan sonra küçük kızı aldı dışarı attı. Sonra büyük kızı fark ettim, annesi camdaki demirden dışarı koydu. Nene al beni dedi. Ben tuttum kızın başına gerisini getiremeyirım, demir dar. Demir ile tuğlanın yarısını kırdılar demiri araladılar, ordan kızı tuttuk oğlumla, yarı ölmüş şekilde simsiyah aldık, yola bıraktık. Ordan da ambulans aldı gitti. Annesini kurtaramadık. Oğlum dört kere, beş kere ateşe daldı ama kurtaramadı. Duman, ateş çok… Yanıyorsun, kaçıyorsun ateşten. Büyük oğlan da daldı, o da kaçtı. Nihayet kurtaramadık. 24 yaşında gençliğine doymadı, gitti. Yavrusu, aha yoğun bakımda, ne iyi ne kötü!... Ne olacağı belli değil. Uşağım kaldı meydanda, yüzüstü ne olacak, ev yok... Hiç bir şey yok. Hiç bir şey istemiyorum, soğan ekmek yemeye razıyım hastanedeki uşağım sağ olsa!...”

Uğur Kurt’un yaklaşık altı ay önce çalıştığı inşaatlardan ayrılarak Tonya’ya geldiği öğrenildi. Yangının kesin olmamakla birlikte, elektrik kontağından çıktığı üzerinde durulduğu bildirildi.