Dört yazar, dört kitap…

Koronanın dünyayı sardığı, yaşamın biçim değiştirdiği zamanda yaşıyoruz.

Üretim yine de durmuyor.

Dört hemşehrimiz, bu zorlu günlerde birer kitapla bize seslendi yine.

Sinan Öztürk, Kâzım Demir ve Burhan Öztürk…

Üçü de Çal’lı… Düzköy ilçesinin Çal Mahallesi büyüklüğüne uygun güzel insanlar da yetiştiriyor.

Ayrıca Burhan ve Sinan Öztürk kardeşler Tonya torunu.

Sinan Öztürk, Almanya’da yaşıyor. Öğretim görevlisi…

Öztürk’ün yayımlanmış şiir kitapları, romanları var. “Yazdan Sonra Yalnızlık” şiir kitabının yayımlandığı günlerde, Trabzon’u anlatan “Anısı Bizdik Bu Kentin” adlı romanı da kitaplık raflarında yerini almıştı. Şimdi de “Zor Yıllar” ile çıktı okuyucunun karşısına.

Yolu gurbete düşenlerin, özellikle Almanya’da, bilmediği topraklarda, yabancısı olduğu kültür sarmalında yaşam kurmaya çalışanların sancılarını, yaşadıkları zor yılları konu edinmiş Öztürk. Zor Yıllar’ın yazarı Öztürk, “Bir duygu birliği vardır burada insanların. İstisnasız herkesin kafasında, memleket vardır. Yurdundan ayrıysan memleketin her tarafı taşra olmaktan çıkar. Çünkü ona bir bütün olarak bakarsın. Çünkü o hepimizin ortak rahmidir.” diyor.

Aynı derenin uşaklarından biri de Kâzım Demir…

“Biz Korkarsak Çocuklar Büyümez” adını koymuş kitabına. Demir, siyasi yazılarını kitaplaştırmış. Kitabın gelirini de öğrencilere burs verilmek üzere Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışlamış. Önemli bir olgunluk Kâzım Demir’in yaptığı, örnek bir davranış.

“Kitabın geliri tamamen burs olarak dağılacak. Bunu da özellikle belirtmek isterim. Ekonomik zorlukların ne demek olduğunu en iyi o zorlukları yaşayanlar bilir. Biriktirmek yerine paylaşmayı seçmemiz gerekiyor.” diyor Demir.

Sosyal medyada, önemli saptamalarına, güzel paylaşımlarına tanık olduğumuz Demir’in kitabı bir solukta okunacak türden.

Ve Burhan Öztürk…

Bir delifişek!... Sinan Öztürk’ün ağabeyi…

İncir Ağacının Gölgesinde yer bulmuş kendine. “İncir Ağacının Gölgesinde Zaman” Öztürk’ün üçüncü kitabı.

Burhan Öztürk'ün ilk kitabı, "Bir Tekil Yaşamdan Alıntılar", ikinci kitabı "Sana En Çok Kırmızı Yakışıyor", üçüncü kitabı ise "İncir Ağacının Gölgesinde Zaman".

Çeşitli dergi, gazete ve internet sitelerinde şiir, öykü, makale, anlatı türlerinde çokça yazısı yayımlandı. Bu tür yazılarını yazmayı sürdürüyor.

Kâzım Demir şöyle diyor Öztürk’ün kitabı için:

“Kendimi okuyorum. Kentimi okuyorum. Yaşanmışlıkları, kırgınlıkları, kızgınlıkları okuyorum. Burhan kalemi gibi keskin, kalemi gibi yıkılmaz, kalemi gibi hoş bir adamdır.

Yosma dediği İstanbul’un hoyrat sokaklarından, özlemini duyumsadığı, kendisinin olan, bizim olan Trabzon sokaklarına kadar, börtü böcek her şeyine sevdalandığı sokakları yazdı.

Bir dönemin acıları da var. Hasretlikleri de. Unutulan dostlukları da.

Bu kitap öylesine yazılmış öykülerden oluşmuyor. Bu kitap, bu ülkenin gençlerini nasıl gençliklerinden vurduğunu, yok ettiğini anlatıyor.”

Evet…

Üç yazar, üç kitap…

Üçü de tepenin arkasında!…

Dördüncüsü…

“Sürgün Avı”nın yazarı Melih Günaydın.

Melih Tonyalı…

Polisiye romanla çıkıyor okuyucunun karşısına.

Romanın adı: Sürgün Avı.

Günaydın, romanında bir cinayetin izini sürüyor. Uzunca bir zamandan beri faili meçhullerin yaşandığı coğrafyada, bu süreci kâh Ortadoğu coğrafyasının sınırlarına, Arap baharına; kâh Avrupa'nın konferans salonlarına, sosyal medya ağlarına; kâh Türkiye'nin kırk-kırk beş yıl öncesine, polisler tarafından öldürülen gençlerin hikayelerine ustalıkla taşıyor.

Yine Tonyalı yazar Harun Çelik, " Sürgün Avı, sürükleyici, soluk soluğa okuyacağınız güzel bir polisiye roman. Trabzon Tonyalı genç yazar Melih Günaydın tarafından kaleme alınan bu eseri bir solukta okudum.” diyor. Hemşehrimiz Günaydın’ın romanını okuyucularımıza öneriyor, kendisine yazarlık yaşamında başarılar diliyoruz.

Bol okur diliyorum dördüne de…